purely
tamamen, sadece, sırf
purification
arıtma, saflaştırma, temizleme
purify
arıtmak, saflaştırmak, temizlemek
pursuit
takip, kovalama, arayış, peşinde olma, uğraş
purview
yetki alanı, görev alanı, kapsam
put aside
bir kenara koymak, ayırmak (para vb.), bir kenara bırakmak (sorun vb.)
put forth
ileri sürmek, ortaya atmak (fikir, öneri)
put off
ertelemek, sonraya bırakmak, caydırmak, soğutmak
quadrangle
dörtgen (alan), avlu (genellikle kare/dikdörtgen)
quaint
şirin, hoş (eskiliğiyle), antika, tuhaf
qualified
nitelikli, vasıflı, yetkili, koşullu, sınırlı
qualitative
nitel, kalitatif
quantified
nicelleştirilmiş, miktarı belirlenmiş
quantify
nicelleştirmek, miktarını belirlemek, ölçmek
quantifiable
nicelleştirilebilir, ölçülebilir (miktar olarak)
quantitatively
nicel olarak, miktar bakımından
quarried
taş ocağından çıkarılmış
quarry
taş ocağı, av, avlanan hayvan
quarter
çeyrek, bölge, mahalle, üç aylık dönem, konaklama yeri
quench
gidermek (susuzluğu), söndürmek (ateşi), bastırmak (arzuyu)
quest
arayış, araştırma, macera
questionable
şüpheli, kuşkulu, tartışılır
🔒
İçeriğin Devamını Görün
Diğer kelimeleri görmek ve tüm çalışma setlerine sınırsız erişim sağlamak için lütfen üye olun.
Set Değerlendirmeleri ve Yorumlar (0)